Gayrimenkul pazarlamasında artan rekabet, sektör terminolojisinin sürekli yenilenmesine neden oluyor. Emlak firmaları portföylerini daha kolay pazarlayabilmek adına akıl sınırlarını zorlayan sıfatlar kullanmaktan geri durmuyorlar.
Satışa koydukları araziye ‘stratejik’ diyenden tutunda hala ne ifade ettiğini anlayamadığım ‘marjinal arsa’ ya kadar her biri aslında bir yazı konusu olabilecek güncel emlak pazarlama terimlerini kendimce yorumladım:
Otantik ev: İkamet edilir hale gelebilmesi için en az 100.000 TL masraf yapılması gereken harabe mekan.
Doğa ile içi içe: En yakın yerleşim birimine kilometrelerce uzak, kuş uçmaz, kervan geçmez lokasyondaki gayrimenkuller için kullanılır
Yüksek giriş: Zemin ve bodrum katlarının yeni adı
Eski taş ev: Genelde hangi tarihten kaldığı belli olmayan ev olma özelliğini yitirmiş arsa içindeki moloz yığınlarına verilen ad
Eski Rum evi: Sanki Türkler bu coğrafyaya bin küsur yıl değil de 20-30 yıl önce gelmiş gibi bu yaşın üzerindeki tüm eski evler için kullanılan ortak terim.
Panoramik deniz manzarası: Denizin en az 8-10 km ötede olduğu, ancak belli belirsiz bir ufuk çizgisi halinde görülebildiği gayrimenkul.
Köy evi: Çatıdan pencereye her tarafında plastik doğrama ve sanayi ürünü kullanılmış, köy yerleşimi içinde kalma dışında ‘köy’ lü özelliği taşımayan evlere verilen ad.
Bitişik nizam: Dünyada bir eşi daha olmayan, 150 metrekareye, yani ancak 1 ev sığabilecek alana 4 villa sığdıran Türk mimari tarzı
İkiz villa: Konut mahremiyetinin hiçe sayıldığı, hiç tanımadığın insanlar ile adeta iç içe yaşamanın dayatıldığı bir başka Türk mimari akımı.
Elektriğe-suya yakın arazi: Satışa konu olan arazinin fiyatı kadar masraf yapıp elektrik ve şebeke suyu bağlanabilen arazi.
İmar sınırında arazi: En az 10-20 yıl daha çivi çakma izninin dahi olmadığı ancak ömrün yeterse bir gün imar izninin çıkabileceği arazi.

YORUMLAR