Nesiller aşan slogan haline gelmiştir, “doktordan satılık otomobil”, “bayandan satılık otomobil” ifadeleri. Satılacak olan otomobilin önüne çekilen satıcının kimlik bilgisi, aracın ne şekilde kullanıldığına dair olumlu izlenim uyandırmayı amaçlardı. Eğer bir otomobili doktor, kadın vb. tarafından kullanmışsa muhtemelen temiz kullanılmış, bakımlarını da düzenli yaptırmış gibi değerlendirilir ve satışa konu olan otomobili olumlardı.
Artık bu tür ifadeler kullanılmıyor ve satın alacağınız aracı servise kontrol ettirerek sağlam olup olmadığını daha objektif koşullarda öğrenebiliyorsunuz. Bir dönem ikinci el otomobil alışverişinde kullanılan ifadelerin benzerlerini bugünlerde gayrimenkul sektöründe duymaya başladık. Değişiklik sadece satıcıların kimliği ile ilgili. Özellikle Ege ve Akdeniz’de, tatil beldelerindeki konut satışlarında çok sık ‘İngilizden ’ , ’ Almandan’, ‘Yabancıdan’ sıfatlarını duyuyorsunuz.
Tıpkı bir dönem ikinci el otomobil satışında olduğu gibi olumlama içeren bu niteleme ifadelerinden önemli ekonomik çıkarımlar elde edilebilir. Uzun yıllar boyunca Avrupalıların gözde tatil konutları bölgesi olan Ege ve Akdeniz sahillerinde ne oldu da şimdi insanlar ayrılmak istiyor. Hem de öyle münferit diyemeyeceğimiz sıklıkta. Bodrum, Antalya, Didim, Fethiye’de satılık konutların önemli bir bölümü yabancılara ait… Bir dönem İngilizlerin gözde tatil ve tatil konut mekanı Aydın’ın Didim ilçesinde sok iki yılda İngilizlerin ciddi satış eğiliminde oldukları gözleniyor.
Orta Doğu ve Körfez ülkeleri orijinli yatırımcıların son yıllarda İstanbul, Yalova, Bursa ve başka bazı kentlerde konut ağırlıklı gayrimenkul satın almalarına tanık olduk. Ancak ülkeye gayrimenkul yatırımı için gelenler kadar terk edenlerin olduğunu da gözlerden uzak tutmamak gerekiyor. Arap yatırımcıların Türkiye’deki gayrimenkul yatırımları kadar medyada ilgi çekmese de belki de daha önemli olarak ülkemizdeki mazisi Araplardan daha eski olan Avrupalı konut yatırımcıları ise tam ters bir eğilim içinde. Başta İngilizler olmak üzere Ege ve Akdeniz sahillerinde önemli ölçüde konut sahibi olan yabancıların konutlarını satarak ülkeden çıkmak istemelerinin nedenleri üzerinde durmak gerekiyor. Ardından ise ülkemizde konut satın alan Avrupalı misafirlerimizi ülkemizde tutmanın yollarını aramalı ve onları kalmaya ikna etmeliyiz. Tatil için başka bir ülkeden konut alarak o ülkede tatil yapma trendi yaygınlaşıyor. Dünya genelinde artan güvenlik kaygıları özellikle zengin Batılı turistleri riski az farklı tatil arayışlarına sokuyor. Bu aşamada kendilerine uygun bir ülkeden tatil konutu satın alan yabancılar için Türkiye; Portekiz, Yunanistan ve İspanya’nın yanında ciddi bir alternatifti. Hatta uygun fiyatları ve bakir yapısı ile Ege ve Akdeniz kıyıları yabancılar için Güney Avrupa kentlerinden daha cazipti. Ancak görülüyor ki geçtiğimiz 10-15 yılda tatil konutu için Türkiye’ye yönelen ilgi giderek yok oluyor. Bu ilginin tekrar canlandırılması ekonomi için çok önemli.
Tatil konutlarını satarak Türkiye’den çıkmak isteyenlerin gayrimenkul sektöründe etkisi de mutlaka oluyor. Ancak sorun, kendini başta fiyat baskısı olarak gösteren yabancı satışların gayrimenkul sektörüne etkisinden çok daha büyük boyutlu ve tüm ekonomiyi ilgilendiriyor.

YORUMLAR