Konut satış mart ayı verileri TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından açıklandı. Satışların dinamizmini koruduğunu yansıtan veriler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 daha fazla konut satıldığını ortaya koyuyor. TÜİK verileri, referandum tedirginliği ile gayrimenkul sektöründe durağanlık olduğu iddialarını da çürütmüş oluyor.
Peki, konut satışlarında kısa ve orta vadede neler olacak? Veriler ve piyasadaki eğilim bize konut satışlarındaki hareketliliğin sert olmasa da ivme kazanarak devam edeceğini gösteriyor. Önümüzdeki aylarda da konut satışlarında artışı gösteren verilere tanık olacağız. En azından kısa ve orta vadede kalıcı bir gerileme beklenmediğini söyleyebiliriz.
Konuta yönelmiş veya yönelecek olan ilgiyi ihtiyaç ile açıklamak mümkün değil. Dünyadaki genel eğilimin dışında Türkler sadece ihtiyaçları için konut almaz belki daha fazlasını yatırım amaçlı edinir. Makro ekonomik ve sektörel bazlı sevimsiz göstergelere rağmen artan konut satışlarımızı bu geleneksel yatırım eğilimi ile açıklayabiliriz. Piyasaların geleceğine yönelik belirsizlikler, özelde konuta genelde gayrimenkule ilgiyi artırıyor.
Konutta müşteri profili değişiyor!
TÜİK ’in açıkladığı verilerde yer almıyor ama konut müşterisinin profili aslında satışlardaki artışın kaynağını da gösteriyor. Konut satın alanlar arasında küçük tasarruf sahiplerine alışığız da giderek artan oranlarda iş dünyası da yatırım için gayrimenkul, konut limanına demir atmaya başladı. Yatırım konusunda isteksiz olan müteşebbisler bu süreçte daha fazla risk almak istemiyor ve tasarruflarını yeni yatırımlar yerine gayrimenkul satın almaya yönlendiriyor. Aslında ekonomi için hiç de iyi olmayan bir şey bu. Öyle ya yüksek genç nüfus ve her yıl iş piyasasına katılan milyonların olduğu bir ülkede ihtiyaç olan istihdam ancak yeni yatırımlar ile mümkün. Devlet istihdam yaratamayacağına göre özel sektörün bu konudaki rolünün sorgulanması gerekiyor. Yatırımdan kaçan iş dünyası konut limanına yanaştıkça işsizlik rakamları yeni zirveleri test eder. Burada iş dünyasına öfkelenmek yerine neden böyle bir yönelime girdiklerini sorgulamak gerekiyor.
İhtiyaç gereği veya küçük tasarrufların değerlendirilmesi amacı ile yapılan konut satışlarını anlayabiliriz ama yatırıma gitmesi gereken kaynağın binaya, konuta yapılması bir şeylerin yanlış gittiğini gösterir ki bunda ekonomi yönetiminin üzerinde düşünmesi gerekiyor. Yeni yatırım yapmayan hatta işini daraltan veya tasfiye ederek soluğu gayrimenkulde, konutta alan yatırımcıların tekrar asli işlevine dönmesi ekonomi yönetenlerin bugünlerde öncelikli görevidir.

YORUMLAR