Uzertaş’tan 25 yıl garantili dış cephe boyası Beeck

Uzertaş'tan 25 yıl garantili dış cephe boyası Beeck

Özgün, kullanışlı ve kaliteli ürünler ile Türk boya piyasasında 55 yıldır yer alan Uzertaş'ın Genel Müdür Yardımcısı Engin Özdemir projemlak.com'un sorularını cevaplandırdı. Beeck boyalarını ile Türk boya piyasasında önemli bir eksiği giderdiklerini ifade eden Özdemir, bu boya ile yıllar içinde 4 defa boyanan bir dış cephenin tek bir kez boyanmasının yettiğini ifade etti.

07 Temmuz 2017 - 16:09 - Güncelleme: 07 Temmuz 2017 - 16:36

Türk boya sektöründe 55 yıllık bir deneyime sahip olan Uzertaş'ın Genel Müdür Yardımcısı Engin Özdemir, projemlak.com'a özel açıklamalarda bulundu. İthal ettikleri boya ve diğer unsurların Türkiye'de yer almayan ürünler olduğunun belirten Özdemir, özellikle Beeck ile boyanan dış cepheler için 25 yıla kadar garanti imkanı sunduklarını ifade etti. Özdemir, Türkiye'ye yeni tanıttıkları ve istenmeyen duvar yazılarına çözüm sunan boyanın da özellikle reklam panoları, banka dış cepheleri ve belediyelerin panoları ile sokaklardaki yazıları önlemek için çok kullanışlı olduğunu belirtti.

Emlak piyasasındaki mevcut rakamların çok yüksek olduğuna dikkat çeken Özdemir, Uzertaş olarak Türkiye ekonomisinin gücüne güvendiklerini de sözlerine ekledi. Gelecek yıl yurt dışına ürün ihracına da başlayacaklarının altını çizen Özdemir, ilerleyen süreçte boya üretimine de başlayabileceklerinin sinyalini verdi.

İşte Uzertaş'ın Genel Müdür Yardımcısı Engin Özdemir'in projemlak.com'a özel olarak yaptığı o açıklamalar...

İnşaat piyasasına ürün tedarik eden bir firma olan Uzertaş olarak Türkiye’deki inşaat piyasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Normal ticaret tarafından kârlılıklar çok düştü. O yüzden şirketler kârlı görülen alanlara eğilmeye başladı. Örneğin insanlar tekstilci ya da kuyumcu ama inşaatçı oluyor. Ya da kendi tarzına uyan alanlara kaymaya çalışıyor. Böyle bir furya var. İnşaatta öyle bir rant var ki, bu alana yönelme artıyor. Doğru, lokomotif bir sektör ama bunu ciddi bir program ile yapmak gerekiyor. İnsanlar aldıkları evi oturacağı bir konut olarak görmüyor ve yatırım aracı olarak değerlendiriyor. Evini almadan önce prim yapıp yapmayacağını düşünüyor.

Kentsel dönüşüm sizce inşaat sektörünü nasıl etkiliyor?

Kentsel dönüşüm adı altında yapılan işler ve daha üst gelir grupları için yapılan konutlar sistemi tıkadı. İstatistiklere göre İstanbul’da yüzde 70 orta segment, yüzde 30 ise üst segment konut ihtiyacı var. Bunun tersi olunca da sistem tıkandı. Şuandaki piyasada mevcut olan rakamlara konut alabilecek normal vatandaş yok. Kuru parası olan da alacağı kadar konut alımı yaptı. Şuan ki görüntü bu fiyatlar aşağı çekilse de maalesef konutlara talep olmayacağı yönünde. Birilerinin bir ders alması lazım. Bire mal edip ona satamazsın. İnşaat maliyetleri belli. En iyisini yapsanız yine fiyat belli. Arsa maliyetleri de eklendiğinde aslında şuan ki konut fiyatlarının beşte biri oranında bir fiyat politikası olmalıydı.


"BİR EVİN ASIL METREKARE MALİYETİ 2 BİN 500-3 BİN LİRA ARASINDA"

İnşaat maliyetleri konusundaki düşünceleriniz ne yönde?

İnşaat maliyeti aslında konut başına metrekare olarak ortalama 1500 lira civarındadır. Ortalama arsa maliyeti de yüzde 50-60 civarında olmaktadır. Bu maliyet yüzde 70 dahi olsa bir dairenin metrekare maliyeti 2 bin 500 lira civarındadır. Çok lüks yapılmış dahi olsa bu maliyet 3 bin liraya kadar çıkabilir. Bu maliyette yapılan bir proje kapı 7-8 binden liradan açılıyor. Hatta fiyatlar 10 bin liranın üstüne kadar yükselebiliyor.

İşi olan olmayan kontrolsüzlük nedeniyle inşaat işine giriyor ve bu sektörü de bozuyor. Yıllardır bu işi yapan insanlar bu nedenle daha mağdur bir konuma geliyor. Yaptıkları, ürettikleri konutları satamayan çok tecrübeli konut üreten şirketler var. Çünkü düzenleyici bir yapı yok.

Kentsel dönüşüm adı altında rantsal bir dönüşüm söz konusu. Kentsel dönüşüm daha çok Fikirtepe’deki gibi bütüncül bir proje olarak komple bir bölgeyi ele alarak yapılır. Yoksa Suadiye’deki gibi tek tek binaların yıkılıp yapılması bir kentsel dönüşüm değil. Bu adımlarla aynı sistem devam ediyor, sadece binalar yenileniyor.

BEECK DIŞ CEPHE BOYASI 25 YIL GARANTİLİ

Uzertaş olarak Türkiye boya sektöründe hangi konumdasınız?

Uzertaş olarak bizim ana konumuz boya. Geçmişten bu güne gelen ve 1962 yılında İlhan Erem Bey’in şirketi kurduğunda da olduğu gibi hep boya merkezli olmuş bir sistemimiz var. O zaman yerli markalarla çalışılmış. Bunun yanında tamamlayıcı yalıtım ya da boya yan malzemeleri gibi ürünlerin satışı da yapılmış. Daha sonra bir ithalat operasyonu da başladı. Türkiye’deki bazı boyaların olmaması ya da niteliğinin düşük olması nedeniyle Belçika’dan Trimetal markalı bir boya getirilmiş. Bu ürün hem inşaat hem de ahşap boyaları özelinde kullanılabiliyor. Ahşap boyalarında o dönem bir açık varmış. Trimetal, Uzertaş için lokomotif boya markası oldu.

Uzertaş dönem içinde özellikle ahşap koruma boya ve verniklerinde uzmanlaşmış bir konumda yer alıyor. Halihazırda Danimarka’nın üretici ülke olduğu Bondex diye bir markamız var. Almanya’dan çok özel bir mineral boya markası olan Beeck boyaları da ürün yelpazemizdeki önemli ve farklı ürünlerden birisi olarak ön plana çıkıyor. Beeck silikatlı boya olarak bilinen ve Türkiye’de üretilmeyen bir boya türü. Beeck özellikle tarihi bina restorasyonları ya da çok özel binalar ve yapılar ile ibadethaneler gibi yapılarda kullanılan dayanıklılığı yüksek bir boya türüdür. Beeck fiyatından dolayı bizim klasik müteahhit işlerinde kullanılacak bir boya türü değil. Doğru uygulama yapıldığında 25 yıl garanti veriliyor. Piyasadaki boyalarda bu oranda bir garanti verilmiyor. Özellikle cami projelerinde çok tercih ediliyor. Dış cephe için çok iyi sonuçlar veren bir ürün. Şuanda Çamlıca Camii’nin minareleri bu boya ile boyanıyor. Çünkü kısa sürelerle iskele kurmak rüzgar altında çalışmak kolay olmadığı için bu ürün tercih ediliyor. Beeck boyaları Edirne’deki sinagog restorasyonunda da kullanıldı. Aynı şekilde Ankara’da Kültür Bakanlığı’nın eski tarihi binasında da yine bu ürünümüz kullanıldı.


Bunun dışında İngiltere’den ithal ettiğimiz metal verniklerimiz var. Bunlar bizim kendi ithal edip sadece Türkiye’de sattığımız markalarımız. Bir de iç piyasadan temin edip sattığımız ürünler var. Onlar da yine inşaat boyaları ve yan ürünleri kısmında yer alıyor. Aynı zamanda Marshall’ın Türkiye proje bayisiyiz. Bunların yanı sıra hem bayi hem de şantiye bazında satışını yaptığımız yalıtım malzemeleri de var. Ek olarak demir oksit, toz boyalar, boya yan malzemeleri ve fırçadan zımparasına kadar çok geniş bir yelpazede çalışma yapıyoruz. Hem ithalatçı hem toptancı kimliğimizle piyasada yer almaya devam ediyoruz.

Bu çalışmalarınızın yanında Türkiye dışında da satış yapmayı düşünüyor musunuz?

Bu yönde çalışmalarımız var. Bazı ithal ürünlerimizdeki anlaşmalarımız bazı ülkeleri de kapsıyor. Bize verilen yetki var. Ama kapalı ülkeler olarak nitelendirdiğimiz bölgeler de var. Mesela komşulardan bazılarına giremiyoruz. Irak pazarına bazı firmalar girmiyor, İran da böyle. Ayrıca bizim yine iç pazardan tedarik edip ihraç edebileceğimiz ürün gruplarımız da var. Daha çok çevre ülkelerle bu tür çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü bu ülkelerin Türkiye bağlantıları daha güçlü bir konumda bulunuyor. Ama henüz ihracat yapıyor değiliz. Ama belki bu sene özellikle de Irak için ihracat çalışmalarına başlayacağız. Diğer çevre ülkeler için de zamanla bu çalışmalara başlamayı düşünüyoruz.

İSTENMEYEN DUVAR YAZILARINA KOLAY ÇÖZÜM

Uzertaş’ın ithal ettiği bir diğer çok rağbet gören ürün de istenmeyen duvar yazılarının önüne geçen bir ürün… Bundan da kısaca söz eder misiniz?

Bu kapsamda İngiltere’den son üç aydır ithaline başladığımız anti grafiti ürünü ve yine bir takım koruma ürünleri var. Avrupa ülkelerindeki kadar olmasa da Türkiye’de böyle bir sorun var. Afiş ve duvar yazıları konusunda birçok kurum muzdarip bu durumda. Mesela banka şubelerinde, reklam panolarında, otobüs duraklarında grafitiler görebilirsiniz. Belediyelerle de bankalarla da bu konuda temas halindeyiz. Bu ürünümüzün uygulaması çok kolay, şeffaf ve renksiz bir muhtevası var. Uygulandığı yüzeyi değiştirmiyor. Bu bir koruma ürünü. Tek kat sürülüyor. Ahşap, kompozit, PVC, doğal taş veya sıvalı yüzey… Bunların hepsine uygulanabiliyor. Bu ürünü uyguluyorsunuz ve yazılan yazı ya da yapıştırılan afiş ıslak bir bezle silindiğinde hemen çıkıyor.

Boyanabilir yüzeyler için bu çok tercih edilmiyor boyanıp geçiliyor. Ama cam veya otobüs duraklarında mesela bunların tamamen değiştirilmesi gerekebiliyor. Bu nedenle de bu yüzeyler için daha çok tercih edilebiliyor. Girintili çıkıntılı duvarlarda da bu uygulanabiliyor. Püskürtme yöntemiyle yapıldığında, temizlenmesi de bu şekilde yapılırsa yine sonuç alınabiliyor.

Uzertaş’ın diğer inovatif ürünleri neler?

Uzertaş’ın politikası olan bir ürünün alternatifini Türkiye’ye getirmek değil. Ürünün seçimini buna göre yapıyoruz. Şunu diyebilirsiniz: Türkiye’de ahşap boya verniği yok mu? Var tabi ki. Ama biz şunu gözetiyoruz: Var ama belli şartları karşılıyor mu? Nitelik açısından nedir? Bu açıdan bakınca inovatif olarak ithal ettiğimiz ürünler çok özel üretim aşamalarından geçen materyaller. İthal ettiğimiz maddeler kuzey ülkelerinde geliştirilmiş ve ahşabı gerçekten koruma özelliği olan ürünler. Sadece estetik olarak güzel gösteren değil aynı zamanda koruyan ürünler. Biz daha çok doğru ürünleri pazara sunmaya çalışıyoruz. Türkiye’de olmayan ya da olan ama belli şartları karşılayamayan ürünleri getiriyoruz.

Son yıllarda mimarların tercih etmeye başladığı bir diğer ürünümüz de cephelere uygulanan boyaları daha renkli gösteren bir ürün. Mesela bir konut cephesini doğal taş ile döşeniyor. O taşın renginden çok memnun kalmıyor. Bu rengi daha canlı göstermek istiyor. Böylesi durumlarda da bu ürünümüzü kullanarak renk daha çok öne çıkartılabiliyor.


"ZAMAN ZAMAN KURU SABİTLİYORUZ"

Döviz kurlarındaki dalgalanma sizi nasıl etkiliyor?

Biz ürünlerimizin hepsinin döviz bazında satıyoruz. Çok değişken bir rakamlar mevcut. Euro için bir iki ay önce 3.80 civarını konuşurken şuan 4 liranın üzerine çıktı. Bizim de fiyat çizelgemiz hep Euro üzerinden hesaplanıyor. Bu alanda yerli ürünlere karşı bir dezavantajımız var. Lira sabit kalırken Euro yukarı çıktıkça bizim fiyatlarımız da yükseliyor. Zaten bizim ürünlerimiz herkese hitap edebilecek ürünler değil. Kaliteyi önceleyen bir kitle var. Onlar için bedel çok önemli değil.

Bir kitle de var ki sadece fiyat odaklı geliyor. Ona bir şey yapmanız mümkün değil zaten. Hedef kitlemizi iyi belirleyip iyi korumaya çalışıyoruz. Onun dışında bu tip artışların yüksek olduğu zamanlarda biz de bayileri korumak ve satışları düşürmemek için geçtiğimiz aylarda yaptığımız gibi Euro 4 lirayken kuru 3.75’e sabitleyebiliyoruz. İskontoları da toplu satışlarda makul yerlere getirmeye çalışıyoruz.

Uzertaş olarak Türkiye’de boya üretmeyi hiç düşünüyor musunuz?

Şuanda kısa dönem için böyle bir planımız yok. Ama olabilir, neden olmasın? Bu duruma aynı zamanda çalıştığınız firmaların isteğine bağlı bir konu. Onlarında bu yönde bir isteğinin olması lazım.

İNSAN SAĞLIĞI ÖNCELİKLİ BAŞLIK

Uzertaş olarak sizin ithal ettiğiniz ve ayrıca Türkiye’de kullanılmakta olan boya ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda neler söylemek istersiniz?

Bir defa bizim ithal ettiğimiz ürünlerde insan sağlığına zararlı hiçbir şey yok. Çünkü Avrupa bu konuda çok sıkı. Sürekli standartlar değişiyor ve daha da katılaşıyor. Mesela bizim ahşaplarda kullanılan emprenye ürünlerimiz var. Bu daha çok ham ahşabı ve ya işlenmiş bir ahşabı koruma sistemidir. Bu ürünler ahşabı zararlı böceklere, mantara, dış etkenlere karşı koruyor. Şimdi Avrupa artık emprenye ürünlerin böcekleri öldürmesinin etik olup olmadığını tartışıyor. Yapacakları yeni ürünlerde bu canlılara karşı zarar vermeyecek bir ürün için çalışıyorlar. O zaman da ‘Bu nasıl bir emprenye’ sorusu gündeme geliyor. Avrupa’da bu oranda bir çevreci görüş hakim. Türkiye’de ise bu önlemler var. Standartlar, belgelendirmeler var. Ama uygulamada bunlar maalesef gözetilmiyor.

Vatandaşların evlerinde uygulayabileceği türde boya tavsiyeleriniz var mı?

Genellikle şunu söylüyoruz. Bu işin bir estetik bir de insan sağlığı tarafı var. Özellikle Beeck boyaları çok özel ürünler. İç piyasada üretilen klasik inşaat boyalarından çok farklı. Dayanıklılık yönünün yanı sıra insan sağılığını ilgilendiren kısmında da buhar geçirgenliği çok yüksek. Binaya nefes aldırıyor. Bilinen marka boyaların büyük bir kısmı bunu yapmıyor. Rutubeti dengeliyor. Estetik tarafından da bakınca dayanıklılığı, kolay bozulmaması, yosunlaşmaya müsaade etmemesi de önemli yönleri olarak öne çıkıyor. Bu ürünümüzü özellikle dış cepheler için tavsiye ediyoruz.

Fiyat olarak pahalı gibi gözükse de bir binanın cephesini 25 yılda birkaç defa boyayacağınızı düşündüğünüze Beeck boyalarının karlılık oranı ortaya çıkıyor. Örneğin Almanya’da 100 yıllık binalar var Beeck ile boyanan. Bu binaların cephesi halen tertemiz durabiliyor.


UZERTAŞ İLK 3 İÇİNDE

Uzertaş’ın pazar büyüklüğü konusunda bize neler söylersiniz?

Bizim kendimizi üretici sektör ile karşılaştırmamız mümkün değil. Biz kendi ithal pazarımızda ilk üç markanın içindeyiz. Çünkü biz rafta satılan ürünler olan ve fırça grubu değimiz ürünlerde iyiyiz. Ama diğer firmalar emprenye dediğimiz ürünlerde güçlü. Ama fırça pazarında ilk üçün içindeyiz. Ancak inşaat boyaları tarafından Beeck’in çok büyük bir pazar yok. Çünkü çok özel butik işlere kullanılan bir ürün. Bu alanda çok büyük hacimler yapmanız mümkün değil. Ama bu ürünlerle referans olarak çok iyi işler yapabiliyorsunuz. Bir proje ya da tarihi esere katkı sağlayabiliyorsunuz. Uzertaş’ın 55 yıllık geçmişi çok güçlü bir geçmiş. Boya pazarında üretici değil ama söz sahibi ve ithal ürün grubunda piyasaya yön veren bir yapısı var.

Sosyal sorunluluk projeleri olarak ne tür faaliyetleriniz var?

Sistemli yapılan bir şey yok. Ama zaman zaman yaptığımız işler var. Firma olarak da bu tür çalışmaların çok reklamı yapılmıyor. Kültüre katkı anlamında geçmiş yıllarda yapılan Ankara’daki Kültür Bakanlığı’nın tarihi binasının yenilemesi bedelsiz olarak yapıldı. Onun dışında bedelli gibi yapılan ama çok cüzi kârlarla yine sorumluluk kapsamında uygulanan işler de var.

"HESABINI İYİ YAPAN ŞİRKETLER YOLUNA DEVAM EDİYOR"

İthalatçı olarak piyasadaki dalgalanmalar sizi nasıl etkiliyor?

Bir ithalatçı olarak değil de genel olarak Türkiye ekonomisindeki dalgalanmalardan herkes gibi biz de rahatsızız. Sonuçta ticaret, yatırım yapan insanlar istikrar istiyor. Baktığınızda bu sene bir adım atıyorsunuz 6 ay sonda çok farklı olabiliyor. Ama uzun vadede bakında endişeli değiliz. Türkiye’nin dinamikleri belli. İnşaat sektörüne yönelik bir iş yapıyoruz. Bu nüfus yapısıyla Türkiye’deki inşaat piyasası da hareketliliği koruyacaktır. O yüzden ümitliyiz. Ancak biz de kendimize göre sürekli bir dinamik yapı içinde farklı tedbirler alıyoruz. Türkiye’deki bir diğer problem de işletmelerdeki sermaye azlığı ya da işletme sermayesi yokluğu. Sıkıntı burada başlıyor. Doğru bir işletme sermayesi olan bir firmaysanız dalgalanmalara göğüs gerebiliyorsunuz. Bu konudaki zayıf firmalar çok büyük sıkıntılara girebiliyor, böylelikle çalıştığı sektörü de zora sokabiliyor. Bu durum fiyat istikrarsızlıklarına da neden olabiliyor. Hesabını iyi yapan firmalar bu dönemsel çalkalanmalardan çok da etkilenmiyor.

Sümeyra KIRCA / Adem ÖZGÜÇ - projemlak.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Türkiye'de sadece Sivas'da bulunuyor
Türkiye'de sadece Sivas'da bulunuyor
İzmir'e yeni Havalimanı-Karabağlar-Halkapınar metro hattı
İzmir'e yeni Havalimanı-Karabağlar-Halkapınar metro hattı