Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinin başında gelen inşaat alanına bağlantılı olarak emlak ve gayrimenkul hareketliliği devam ediyor. Sektörle ilgili önemli açıklamalarda bulunan TGM Trend Gayrimenkul Genel Müdürü Hakan Erilkun da sektörün alanını genişleterek büyümeye devam edeceği yönünde ifadeler kullandı.
Kiralama oranlarından Katar'da yaşanan krize ve bu krizin Türkiye üzerindeki etkilerine kadar pek çok konuya değinen Erilkun, Katar özelinde Arap sermayesinin gelecek dönemde Türkiye'deki yatırımlarının artarak devame deceği görüşünce olduğunu sözlerine ekledi.
İşte TGM Trend Gayrimenkul Genel Müdürü Hakan Erilkun'un projemlak.com'a özel olarak yaptığı o açıklamalar...
Kiralar rakamlarında bir düşme yaşanıyor mu?
Zaman zaman aksi yönde beyanatlar oluyor ben de söylüyorum
arz fazlasının olduğu yerlerde durgunluk var. Ama genel seyir kira piyasası son
derece hareketli. Bazı dönemler var mesela Ramazan, bayram arefeleri, yeni yıl
gibi… İnsanlar tatil moduna giriyor. Yani kararlarını kısa bir geçiş dönemi
için beklettikleri bir dönem. Kira düşmeleri istisnai bir durum olarak
yaşanıyor. Genel seyirle alakası yok.
Genel olarak kiralarda düşme ön görmüyorum. Sektörde ağustos
dönemi mal toplama dönemi olarak görülür. Eylül döneminde ise kiralama hız kazanır.
Bence durgunluk hiç olmaz. Türkiye’de her 5 kişiden biri İstanbul’da yaşıyor. İnsanın
temel ihtiyaçlarından birisinin gıda olması gibi bir diğeri de barınmadır. Dolayısıyla
kiralamanın yavaşlaması zor görünüyor. Bir nedeni de paranın kayabileceği bir
alan yok. Türkiye’de emlak çılgınlığı var ama potansiyel bir tehlikesi de var.
Bunu Amerika bile yaşadı. Bizdeki detay paranın kayabileceği alan yok. Borsa riskli,
faizler düşük, altın inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Dolayısıyla en güvenli
liman emlak görüldüğü için buna yatırım yapılıyor. Ben de öyleyim açıkçası. Tabi
bu nereye kadar gider bilmiyoruz ve ilgiyle izliyoruz. Ayrıca sektörümüz olduğu
için de destekliyoruz.
Bağdat Caddesi ve Nişantaşı gibi bölgelerde kira oranlarında
bir düşme var mı?
Bağdat Caddesi’nin kalbi olarak değerlendirilen noktalarında
Erenköy, Göztepe ve Şaşkınbakkal’da düşme yok hatta kiralık yer bulmak da zor. Sadece
ticari gayrimenkullerde düşme var. Çünkü oradaki dükkanlar kar bazlı kiralanıyor.
Kira haricinde cirodan pay alıyorlar. O yüzden önde gelen markalar Bağdat Caddesi’ni
terk etti. Şuanda da kiralanmakta zorlanıyor. O yüzden gerileme var bir süre de
devam edecek diye tahmin ediyoruz. Ama konut kiralarında bir gerileme yok. Aynı
şekilde Beyoğlu’nda da aynı durum yaşanıyor. Mağazalarda boşluk var ve
kiralanmıyor. Beyoğlu’ndaki konutlarda da bir kira gerilemesi var. Beyoğlu’nda gelen
turist kalmadı. Turizm artık neredeyse sadece Araplara hizmet eden bir sektör
haline geldiği için kiralamalarda sıkıntı yaşanıyor. Beyoğlu’nda Ömer Hayyam,
Gümüşsuyu ve Cihangir gibi bölgelerde boşluk var. Fiyatlar ise 2+1’ler için
önceden 2 bindi şimdi 1600-1700 civarına geriledi.
Yeni Emlakçılık Yasa Tasarısı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Umutla beklediğimiz bir yasa. Sektörümüzün en olumsuz yönü
önüne gelenin bu işi yapabiliyor olması. Bir tebliğ var tabi 2003 yılında çıkan
Türk Emlakçılık Standartları… Bu tebliğe göre hareket ediyoruz ama halen çok
yetersiz. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nın göstermelik bir eğitimini tamamlayan
herkes bu işi yapabiliyor. Maalesef bu konuda başta İstanbul Ticaret Odası olmak
üzere Emlak Müşavirleri Bölümü yetkililerini son derece zayıf buluyorum. Bu yasa
tasarısında sektörle ilgili okul okumayanlar için uzun bir eğitim süreci ön
görülüyor. Bu tasarıyı 2005-2006 yılında bu yana konuşuyoruz. Yasayı çıkartacak
olan İstanbul Ticaret Odası Emlak Müşavirleri Komitesi’ndeki
meslektaşlarımızdır. Fuarlarda boy göstermekle iki hoşbeşle bu işler olmaz. Taşın
altına elini koyması gerekenler onlar. Seçimle iş başına gelenlerin aldıkları
oyun hakkını vermeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden o yasa çıkmıyor.
İstanbul’da yatırım için hangi bölgeler tercih edilmeli?
Daha çok Kanal İstanbul güzergâhına ağırlık verilmeli. İstanbul’da
yatırımın kayabileceği iki lokasyon var. Biri Kanal İstanbul bölgesi diğeri de Arnavutköy,
Hadımköy, Kayaşehir, Başakşehir ve civarı. Mümkünse arsa ve arazi yatırımına ağırlık
verilmeli. Çünkü konuta yapılan yatırım 1’e 2 geri dönüş sağlıyorsa toprağa yapılan
yatırım 1’e 10 geri dönüş sağlıyor. İnanın öyle bir talep var ki sazlık
alanlar, bataklıklar dahi yani inşaat yapılamayacak alanlar bile korkunç fiyatlara
el değiştiriyor. 30 bine de 3 trilyona da yer var. Tabi ki alınacak arazinin konumu
çok önemli ve yatırım için çok dikkatli olunması gerekiyor. Trilyonlarınızı bir
anda sıfıra indirebilirsiniz. Borsa gibi bir piyasası var. Ama on bin liranızı
bir trilyon da yapabilirsiniz. Yatırım aşamasında uzmanlarla hareket etmek
gerekli.
Anadolu Yakası için ise yatırımın ana güzergâhı Kartal’dan
Gebze’ye giden hat. Özellikle de biraz daha Gebze’nin köylerine yatırımı
tavsiye ediyoruz. Her iki yakada da daha uç yerler, Kartal ve devamı Başakşehir
ve devamında olan hatlara ağırlık verilmeli. Ayrıca Silivri’nin köyleri olan Alipaşa
ve Sinekli köyleri de kısa sürede rantın geri dönüş sağlayabileceği yerler
olarak ön plana çıkıyor.
Peki Türkiye genelinde nerelere yapılan yatırımlar daha çok
geri dönüş sağlar?
Toprağa yatırımı tavsiye ediyorum. İstanbul dışı yerlerde Bursa’ya
yatırımı tavsiye ediliyoruz. Özellikle Bursa-İzmir yolu projelerin yükseldiği ve
toprağın kıymetli olduğu yerler. İzmir’de de Torbalı en hızlı gelişen bölge. Merkezde
arsa kalmadığı için Manavkuyu, Torbalı ve devamında yatırımlar geri dönüş
sağlıyor diye düşünüyoruz.
Katar’da yaşanan gelişmelerin Türk emlak sektörünü olumsuz
etkileyeceğini düşünüyor musunuz?
Katar’da yaşanan gelişmeler Türkiye’deki gayrimenkul
sektörünü olumlu etkiler. Arap Baharı siyasal açıdan olumluyu işaret etse bile
ekonomik anlamda bazı ülkeleri çöküntüye uğrattı. Arap Baharı’nın bize yararı ise
Arap sermayesinin Türkiye’ye gayrimenkul yatırımı olarak geri dönmesi oldu. Katar’da
da aynısını düşünüyorum. Katar, devletin en gizli belgelerinin daha
arşivlendiği bir ülke. Katar en yakın ilişkide olduğumuz Arap ülkesi . Oradaki finansal
gücün Türkiye’ye gayrimenkul olarak döneceğini tahmin ediyorum. Bunu uzun
vadeli olarak düşünmüyorum Türkiye’ye kısa vadede geri dönüş bekliyorum.
Rusya’da yaşanan ekonomik kriz sonrasında Rusların Türkiye’deki
gayrimenkul yatırımları sekteye uğramıştı. Katar konusunda da benzer bir tablo
bekliyor musunuz?
Arap ülkelerinde petrol gücü var. O güç sürekli akan bir doğal güç. Oradan kaynayan paranın bir yere kanalize olması lazım. Arap ülkelerinde yaşanan çöküşlere rağmen Arap yatırımcılar işi İngiltere’de takım almaya kadar vardırdı. Bir yere yatırım yapacaklar çünkü. Türkiye adına yatırımı bağladıkları alan ise Türk insanının karakteristiği ile örtüşüyor. İlk fırsatta gayrimenkule yöneliyorlar. Türkiye’yi güvenli liman olarak görüyorlar. Emlak sektörünün de bundan faydalanacağını düşünüyorum.
Sümeyra KIRCA- projemlak.com



YORUMLAR