Hakan Erilkun: Katar krizi Türkiye’ye yatırım olarak döner

Hakan Erilkun: Katar krizi Türkiye'ye yatırım olarak döner

Emlak ve gayrimenkul sektöründeki son gelişmeler projemlak.com'a değerlendiren TGM Trend Gayrimenkul Genel Müdürü Hakan Erilkun, kira rakamlarında ve kiralama yoğunluğunda bir düşme beklemediğini ifade etti. Katar krizini de değinen Erilkun, bu durumun Türkiye için yeni fırsatlar ortaya çıkartacağını belirtti.

09 Haziran 2017 - 11:59 - Güncelleme: 11 Haziran 2017 - 16:44

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinin başında gelen inşaat alanına bağlantılı olarak emlak ve gayrimenkul hareketliliği devam ediyor. Sektörle ilgili önemli açıklamalarda bulunan TGM Trend Gayrimenkul Genel Müdürü Hakan Erilkun da sektörün alanını genişleterek büyümeye devam edeceği yönünde ifadeler kullandı.

Kiralama oranlarından Katar'da yaşanan krize ve bu krizin Türkiye üzerindeki etkilerine kadar pek çok konuya değinen Erilkun, Katar özelinde Arap sermayesinin gelecek dönemde Türkiye'deki yatırımlarının artarak devame deceği görüşünce olduğunu sözlerine ekledi.

İşte TGM Trend Gayrimenkul Genel Müdürü Hakan Erilkun'un projemlak.com'a özel olarak yaptığı o açıklamalar...

Kiralar rakamlarında bir düşme yaşanıyor mu?

Zaman zaman aksi yönde beyanatlar oluyor ben de söylüyorum arz fazlasının olduğu yerlerde durgunluk var. Ama genel seyir kira piyasası son derece hareketli. Bazı dönemler var mesela Ramazan, bayram arefeleri, yeni yıl gibi… İnsanlar tatil moduna giriyor. Yani kararlarını kısa bir geçiş dönemi için beklettikleri bir dönem. Kira düşmeleri istisnai bir durum olarak yaşanıyor. Genel seyirle alakası yok.

Genel olarak kiralarda düşme ön görmüyorum. Sektörde ağustos dönemi mal toplama dönemi olarak görülür. Eylül döneminde ise kiralama hız kazanır. Bence durgunluk hiç olmaz. Türkiye’de her 5 kişiden biri İstanbul’da yaşıyor. İnsanın temel ihtiyaçlarından birisinin gıda olması gibi bir diğeri de barınmadır. Dolayısıyla kiralamanın yavaşlaması zor görünüyor. Bir nedeni de paranın kayabileceği bir alan yok. Türkiye’de emlak çılgınlığı var ama potansiyel bir tehlikesi de var. Bunu Amerika bile yaşadı. Bizdeki detay paranın kayabileceği alan yok. Borsa riskli, faizler düşük, altın inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Dolayısıyla en güvenli liman emlak görüldüğü için buna yatırım yapılıyor. Ben de öyleyim açıkçası. Tabi bu nereye kadar gider bilmiyoruz ve ilgiyle izliyoruz. Ayrıca sektörümüz olduğu için de destekliyoruz.

Bağdat Caddesi ve Nişantaşı gibi bölgelerde kira oranlarında bir düşme var mı?

Bağdat Caddesi’nin kalbi olarak değerlendirilen noktalarında Erenköy, Göztepe ve Şaşkınbakkal’da düşme yok hatta kiralık yer bulmak da zor. Sadece ticari gayrimenkullerde düşme var. Çünkü oradaki dükkanlar kar bazlı kiralanıyor. Kira haricinde cirodan pay alıyorlar. O yüzden önde gelen markalar Bağdat Caddesi’ni terk etti. Şuanda da kiralanmakta zorlanıyor. O yüzden gerileme var bir süre de devam edecek diye tahmin ediyoruz. Ama konut kiralarında bir gerileme yok. Aynı şekilde Beyoğlu’nda da aynı durum yaşanıyor. Mağazalarda boşluk var ve kiralanmıyor. Beyoğlu’ndaki konutlarda da bir kira gerilemesi var. Beyoğlu’nda gelen turist kalmadı. Turizm artık neredeyse sadece Araplara hizmet eden bir sektör haline geldiği için kiralamalarda sıkıntı yaşanıyor. Beyoğlu’nda Ömer Hayyam, Gümüşsuyu ve Cihangir gibi bölgelerde boşluk var. Fiyatlar ise 2+1’ler için önceden 2 bindi şimdi 1600-1700 civarına geriledi.

Yeni Emlakçılık Yasa Tasarısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Umutla beklediğimiz bir yasa. Sektörümüzün en olumsuz yönü önüne gelenin bu işi yapabiliyor olması. Bir tebliğ var tabi 2003 yılında çıkan Türk Emlakçılık Standartları… Bu tebliğe göre hareket ediyoruz ama halen çok yetersiz. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nın göstermelik bir eğitimini tamamlayan herkes bu işi yapabiliyor. Maalesef bu konuda başta İstanbul Ticaret Odası olmak üzere Emlak Müşavirleri Bölümü yetkililerini son derece zayıf buluyorum. Bu yasa tasarısında sektörle ilgili okul okumayanlar için uzun bir eğitim süreci ön görülüyor. Bu tasarıyı 2005-2006 yılında bu yana konuşuyoruz. Yasayı çıkartacak olan İstanbul Ticaret Odası Emlak Müşavirleri Komitesi’ndeki meslektaşlarımızdır. Fuarlarda boy göstermekle iki hoşbeşle bu işler olmaz. Taşın altına elini koyması gerekenler onlar. Seçimle iş başına gelenlerin aldıkları oyun hakkını vermeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden o yasa çıkmıyor.

İstanbul’da yatırım için hangi bölgeler tercih edilmeli?

Daha çok Kanal İstanbul güzergâhına ağırlık verilmeli. İstanbul’da yatırımın kayabileceği iki lokasyon var. Biri Kanal İstanbul bölgesi diğeri de Arnavutköy, Hadımköy, Kayaşehir, Başakşehir ve civarı. Mümkünse arsa ve arazi yatırımına ağırlık verilmeli. Çünkü konuta yapılan yatırım 1’e 2 geri dönüş sağlıyorsa toprağa yapılan yatırım 1’e 10 geri dönüş sağlıyor. İnanın öyle bir talep var ki sazlık alanlar, bataklıklar dahi yani inşaat yapılamayacak alanlar bile korkunç fiyatlara el değiştiriyor. 30 bine de 3 trilyona da yer var. Tabi ki alınacak arazinin konumu çok önemli ve yatırım için çok dikkatli olunması gerekiyor. Trilyonlarınızı bir anda sıfıra indirebilirsiniz. Borsa gibi bir piyasası var. Ama on bin liranızı bir trilyon da yapabilirsiniz. Yatırım aşamasında uzmanlarla hareket etmek gerekli.

Anadolu Yakası için ise yatırımın ana güzergâhı Kartal’dan Gebze’ye giden hat. Özellikle de biraz daha Gebze’nin köylerine yatırımı tavsiye ediyoruz. Her iki yakada da daha uç yerler, Kartal ve devamı Başakşehir ve devamında olan hatlara ağırlık verilmeli. Ayrıca Silivri’nin köyleri olan Alipaşa ve Sinekli köyleri de kısa sürede rantın geri dönüş sağlayabileceği yerler olarak ön plana çıkıyor.

Peki Türkiye genelinde nerelere yapılan yatırımlar daha çok geri dönüş sağlar?

Toprağa yatırımı tavsiye ediyorum. İstanbul dışı yerlerde Bursa’ya yatırımı tavsiye ediliyoruz. Özellikle Bursa-İzmir yolu projelerin yükseldiği ve toprağın kıymetli olduğu yerler. İzmir’de de Torbalı en hızlı gelişen bölge. Merkezde arsa kalmadığı için Manavkuyu, Torbalı ve devamında yatırımlar geri dönüş sağlıyor diye düşünüyoruz.

Katar’da yaşanan gelişmelerin Türk emlak sektörünü olumsuz etkileyeceğini düşünüyor musunuz?

Katar’da yaşanan gelişmeler Türkiye’deki gayrimenkul sektörünü olumlu etkiler. Arap Baharı siyasal açıdan olumluyu işaret etse bile ekonomik anlamda bazı ülkeleri çöküntüye uğrattı. Arap Baharı’nın bize yararı ise Arap sermayesinin Türkiye’ye gayrimenkul yatırımı olarak geri dönmesi oldu. Katar’da da aynısını düşünüyorum. Katar, devletin en gizli belgelerinin daha arşivlendiği bir ülke. Katar en yakın ilişkide olduğumuz Arap ülkesi . Oradaki finansal gücün Türkiye’ye gayrimenkul olarak döneceğini tahmin ediyorum. Bunu uzun vadeli olarak düşünmüyorum Türkiye’ye kısa vadede geri dönüş bekliyorum.

Rusya’da yaşanan ekonomik kriz sonrasında Rusların Türkiye’deki gayrimenkul yatırımları sekteye uğramıştı. Katar konusunda da benzer bir tablo bekliyor musunuz?

Arap ülkelerinde petrol gücü var. O güç sürekli akan bir doğal güç. Oradan kaynayan paranın bir yere kanalize olması lazım. Arap ülkelerinde yaşanan çöküşlere rağmen Arap yatırımcılar işi İngiltere’de takım almaya kadar vardırdı. Bir yere yatırım yapacaklar çünkü. Türkiye adına yatırımı bağladıkları alan ise Türk insanının karakteristiği ile örtüşüyor. İlk fırsatta gayrimenkule yöneliyorlar. Türkiye’yi güvenli liman olarak görüyorlar. Emlak sektörünün de bundan faydalanacağını düşünüyorum. 

Sümeyra KIRCA- projemlak.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Sinop'ta imar planları iptal edildi
Sinop'ta imar planları iptal edildi
Vatandaş TOKİ'ye olan borcunu nasıl ödeyecek?
Vatandaş TOKİ'ye olan borcunu nasıl ödeyecek?