Zararları yeni yeni ortaya çıkan ve özellikle Anadolu'da yapı malzemesi olarak kullanılan asbest, artık Türkiye'de de yasaklı maddeler statüsünde. Asbestli ürünlerin tespiti, ölçümü, sökümü ve bertaraf edilmesi konusunda sektörün öncelerinden olan trasbest firmasının kurucusu ve Asbest Hizmetleri Koordinatörü Nezih Yumaz, asbestin zararları konusunda projemlak.com'a özel açıklamalarda bulundu.
Asbestli ürünlerin kırılması durumunda milyonlarca zararlı lifin havaya karıştığını ve solunum yoluyla vücuda girdiğini ifade eden Yutmaz, bu durumunda akciğer kanserine varana kadar hastalıklara neden olduğunu ifade etti.
İşte Nezih Yutmaz'ın projemlak.com'a özel olarak yaptığı o açıklamalar...
Öncelikle asbest hakkında bizlere kısaca bilgi verebilir misiniz?
Asbest, silikat minerali binden fazla malzemelerinin içinde yalıtım ve mukavemeti artırmak için kullanılmış olan lifsi bir yapıya sahip maddedir. Özellikle sıcaklık ve ses yalıtımı için kullanılan malzemelerde bulunur. Fren balataları, itfaiye hortumları, yangına karşı dayanıklı kapılar, contalar, çatı ve yer döşemelerinde kullanılmaktadır.
Asbest yüzlerce yıldır doğadan çıkarılıp işlenmiştir. Yalıtımı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılmaktadır. Asbest genel olarak 600 derecelere kadar hatta bazı türleri 1000 derecelere kadar yanmaması ile bilinmektedir. Bu nedenle de araba fren balatalarında da kullanılmaktaydı. Şuan artık kullanımı ve çıkarılıp üretilmesi hiçbir şekilde yasal değil.

trasbest çeşitli toplantı ve seminerlerle asbest konusunda bilgilendirme çalışmalarına devam ediyor...
ÖNCE TESPİT SONRA BERTARAF
trasbest olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Bizler ise asbest tespiti, asbest risk değerlendirmesi ve
tespit edildiği ortamda yasal mevzuata uygun olarak sökülmesi ile temizlenmesinin
ardından bertaraf edilmesini gerçekleştiriyoruz. Kentsel dönüşüm alanlarının
yanı sıra rafineriler, santraller ya da bu bir gemi de olabilir. Gerekli nitelikleri
sağlayan uzman personel bu yapılardan numune alır. Daha sonrasında ise laboratuvarda
bu numunelerin analizi yapılır. Böylece asbest içeriği tespit edilebilir. Ahşap,
cam, demir ve türevlerine karıştırılmadığı için sıva benzeri beton ve türevlere
karıştırabilir. PVC ve zemin döşemelerinde yer alabilir. Bizler de bunlardan
numune alımı yaparız.
Eğer asbest yoksa temiz belgesi verilir. Ama numune alınan sıva malzemesi veya zemin ya da çatı malzemelerinden birinde asbest içeriği tespit edilirse, asbest lifleri mikroskopta altında görülürse bu defa temizlik gereklidir. Bundan sonrası ise söküm elemanları ve uzmanı tarafından gerçekleştirilir. Asbest söküm uzmanları aynı zamanda iş güvenliği uzmanı da olmak zorundadır. Uzmanlık kursları ise Ankara’da bakanlık tarafından gerçekleştirilmektedir. Bugün itibarıyla Türkiye’de 300-350’ye yakın asbest söküm uzmanı bulunmaktadır. Ortağımız Durmuş Üstdağ da asbest uzmanlık statüsüne sahiptir. Ayrıca personelimiz arasında da söküm uzmanlarımız bulunmaktadır.
Söküm sonrasında asbest içeren maddeler temizlenir, paketlenir ardından çevre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisans alan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan İZAYDAŞ ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan İSTAÇ gibi tesisler bu maddelerin bertarafını gerçekleştirir. Dünyanın her yerinde asbestli malzemeler aynı şekilde bertaraf edilir. Asbestli malzemeler birinci sınıf depolama yöntemiyle saklanır. Bu kapsamda asbestli malzemeler bir beton havuzu içinde minimum 19 metre derinliğe gömülmek zorundadır. Ayrıca söz konusu malzemeler 200 mikron kalınlığında bir naylonlarla paketlenir. Özel üretilmiş çuvallarda bu görevi görmektedir. Bu gömü alanlarında her hangi bir kazı çalışmasına da izin verilmemektedir.
AKCİĞER KANSERİNE NEDEN OLUYOR
Asbeste maruz kalmak ne gibi hastalıklara neden olmaktadır?
Bu malzemelerin geri dönüşümü ya da kırılıp yakılması söz konusu değildir. Zaten kolay yanmaz. Kırıldığı zaman da zararlı lifler ortaya çıkar. Bir parça asbestli malzemenin kırılması halinde 20 milyon zararlı lif gözle görülmeyecek şekilde ortaya yayılmaktadır. Bu oran da çok ciddi sayıda insanın solunum yoluyla zarar örmesine neden olabilmektedir. Ne kadar asbeste maruz kalındığında hastalığa neden olduğu henüz tespit edilmedi. Ancak az sürede yoğun ya da uzun sürede az miktarda asbeste maruz kalma durumu hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Evinizin köşesindeki marleyin ufak bir kırığı da ortama zararlı lifler yayacağından düşük maruziyet oranında dahi olsa uzun süre maruz kalındığı için yine hastalıklara neden olabilmektedir. Asbeste maruz kalmak özellikle kanser türü hastalıklara neden olmaktadır. Asbest, akciğer kanseri ve akciğer zarı kanserlerinin nedenleri arasında yer almaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012-2013 verilerinde dünyada her yıl 105 bin kişinin asbeste bağlı hastalıklardan öldüğünü göstermektedir. Ancak Türkiye’de geçtiğimiz yıllara kadar bu oranı tespit edecek bir düzenleme bulunmamaktaydı. Bu nedenle dünya genelindeki bu rakama ülkemiz dahil değildir. Ancak 1-2 yıl içerisinde artık ülkemizde de asbestten dolayı ortaya çıkan hastalıklar daha net tespit edilebilir konuma gelecektir.

Asbest Türkiye'de hangi alanlarda daha çok kullanıldı?
Asbest maalesef ülkemizde de yoğun olarak yapı malzemesi
olarak yer almaktadır. Halk arasında çörek toprak, ak toprak ya da amyant olarak
bilinmektedir. Yapı malzemelerinin yanı sıra pekmezin çökeltilmesinde ve bebek
alt bezi olarak dahi kullanılmaktadır. Yaklaşık 500-600’e yakın köyümüzdeki
evlerde asbest sıva ve yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. Özelikle Eskişehir,
Sivas, Batman, Adana ve Gaziantep gibi şehirlerde bölgelerde asbest yoğun çıkarılıp
kullanılan yerlerdir.
Ancak asbest zararları ortaya çıkmadan önce tüm dünyada kullanıldı.
Bu nedenle ülkemizde bu yönde bir ihmal söz konusu değildir. Öncelikle dünyada
1980’de İngiltere, bu madenin öldürücü bir içeriğe sahip olduğunu tespit ederek
yasakladı. Konuyla ilgili Türkiye’deki mevzuat da İngiltere’deki mevzuatın bir
bölümüdür. Zamanla genişletilmektedir.
Homojen yapıdayken bir zararı yokken kırılıp dağıldığında
ortaya çıkan liflerle hastalıklara neden olmaktadır ve 420 yıl boyunca bu
hastalık riski maalesef devam etmektedir. Bugün biz asbesti konuşurken Avrupa’da
cam yünü konuşulmaya başlandı. Çünkü aynı yapıya sahipler. O da hastalıklara neden
olmaktadır. AVM’lerin, sitelerin otoparklarında; tavanda alüminyum yalıtımların
içinde sarı sünger benzeri bir madde görürsünüz. İşte bu malzeme cam yünü içeren
bir yalıtımıdır. Bu da kırılıp dağıldığın asbest gibi aynı etkilere neden
olmakta ve kansere sebebiyet verebilmektedir.
Bu malzemeler kullananların yanı sıra üretenler için de büyük risk oluşturuyor. Eternit ilk olarak Hollanda’da üretilmiştir bir marka haline gelmiştir ancak batmasına neden olan sebep de açılan davalardır.
SADECE İSTANBUL'DAKİ 6 İLÇE BELEDİYESİ ASBEST TEMİZ RAPORU İSTİYOR
Kentsel dönüşüm sırasında ne gibi çalışmalarda bulunuyorsunuz?
Bina ve sitelerde eternit çatılarda, kazan ve makine dairelerindeki makine ve contalar ve bazı marley türlerinde rastlıyoruz. Yıllar içinde 7 milyondan fazla bina yenileme sürecinde giriyor. Sadece ilk olarak Kadıköy’le birlikte Tuzla, Maltepe, Şişli, Beşiktaş ve Ataşehir belediyeleri kentsel dönüşümde yıkılacak binaların yıkım ruhsatını vermeden önce asbest le ilişkin bir tespit raporu istemekte. Müteahhit firmalar bu prosedüre göre yıkılacak olan binalarda bizim gibi firmalar davet edilir. Bizler gidip bu yapıları inceleriz. Alınan numunelerde asbest yoksa temiz raporu veriyoruz. Ancak bununla birlikte eğer ki bina ve sitede asbest içerikli malzemeye rastlarsak önce arındırılması, temizlenmesi ve bertarafını sağlarız. Daha sonrasında tarihini belirterek temiz raporu veriyoruz. Ağustos 2015 tarihinde ilk olarak bu uygulama Kadıköy Belediyesi ile başladı. İstanbul haricinde Türkiye’nin hiçbir yerinde belediyeler asbestle ilgili yıkım öncesinde bir rapor talebinde bulunmuyor.

Tespit edilen asbestli ürünler trasbest tarafından gerekli şekilde paketlenerek bertaraf merkezlerine gönderiliyor.
UZUN YILLAR HASTALIK RİSKİ ORTAYA ÇIKARTIYOR
Aslında yayınlanan yönetmelik çok net ifadeler içeriyor, zorunluluk
getiriyor ancak ucu açıklık nedeniyle suistimaller olabiliyor. Maalesef yaptırımlar
ise net olarak tanımlanmış değil. Umuyoruz ki sadece 6 belediye değil öncelikle
dönüşüm hızlı olduğu için İstanbul başta olmak üzere daha sonra da Türkiye’ye
yayılmasını bekliyoruz. Bir sokakta beş bina birden yıkılıyor. Bunlarda az oranda
bir asbestli ürün dahi bulunsa yıkımla birlikte bölge halkı için büyük riskler
oluşturmaktadır. Bu durum bir iş kazası gibi de görülemez. Örneğin iş kazasında
bir işçi çatıdan düşse hayatını kaybedebilir. Anında bir etki söz konusudur.
Ancak asbeste maruz kalma durumunda bunun sonuçları uzun yıllar sonrasında ortaya
çıkabilmektedir. Bu 40 yılı bulabilmektedir. Bu nedenle asbest maruziyeti göz
ardı edilebilmektedir.
Bilinç artmaya başladı. Bu yıl içinde Ankara’daki havagazı fabrikasının
etkileri ortaya çıktı. Bu fabrikada asbestli ürün bulunduğu iddiaları toplumun
ilgisini artırdı. Bununla birlikte yıkım öncesi asbest temiz raporu isteyen
belediyelerde bulunan binaların yıkımı sırasında maskeli görevlilerin görülmesi
insanların dikkatlerini çekiyor. Ama Türkiye büyük bir ülke, İstanbul’u örnek
alacak olsak dahi kocaman bir şehirden söz ediyoruz. Bilincin ve hassasiyetin
daha da artması gerekiyor. Bizce Türkiye daha asbesti gerçek anlamda
konuşmuyor. Türkiye’de herkesin asbesti konuşacağı günlere geleceğiz ve bu süre
çok da uzak değil.
trasbest olarak diğer benzeri firmalardan hangi özelliklerle ayrılıyorsunuz?
Kentsel dönüşümde hız önemli. Boşalmış bir binanın bir an
önce yıkılması önemli. Fiyatların uygun olması, referanslarınız ve güvenilir
olmak da diğer başka faktörler. Bizim gibi asbest tespiti ve bertarafı yapan
firmalar arasında genel anlamda bir rekabet doğmuyor. Ancak bizimde içinde
bulunduğumuz birkaç firma diğerlerinden net olarak ayrılıyor. Bizler işin başından
beri buradayız. Yani kentsel dönüşüm hamlesinden önce de bu işi yapıyorduk. Piyasada
yer alan 8-10 firmanın yüzde 60-70’i “Kentsel dönüşümle birlikte asbest bertarafı
işi çıkmış. Biz de bu işe girelim” dediler. Tabi ki kesinlikle onlar da iş
yapabilirler. Ama biz ile onlar başka dünyalardayız.


YORUMLAR