İnsay Yapı Genel Müdürü Vekalet Kaba, Binbirproje.com'un sorularını cevaplandırdı. Emlak Konut GYO'nun öncülüğünde başlatılan 'Konut Seferberliği' projesinden kentsel dönüşüm çalışmalarına, İstanbul özelinde ve Türkiye genelindeki deprem riskinde yeni dönem konut tercihlerine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulunan Kaba, deprem riski karşısında kentsel dönüşüm projelerinin bir an önce uygulamaya konulmasındaki aciliyetinin altını çizdi.
240 ay vadeli konut kampanyasının özellikle belli bir gelir düzeyinde olan vatandaşlar için çok önemli ve kullanışlı olduğunu belirten kaban İnsay Yapı'nın Pendik'te yükselen OnDört Üç projesi başta olmak üzere diğer projeleri hakkında da önemli bilgiler paylaştı.
İşte İnsay Yapı Genel Müdürü Vekalet Kaba'nın Binbirproje.com'a özel olarak yaptığı o açıklamalar:
İnsay Yapı ile birlikte söz etmemiz gereken asıl unsur Kolsuzlar Kimya’dır. Kolsuzlar Kimya ana grup firmamız konumunda bulunuyor. Kolsuzlar Kimya yarım asırdan beri ticaretle uğraşan bir firmamız. İlk önce kimya satış ve pazarlamasıyla başlıyor. Daha sonra kimyevi hammadde tedarikine dönülüyor. Daha sonrasında ise Kolsuzlar kuruluyor ve aktif olarak gidiyor. Kimya sektöründe Türkiye’de ilk 5 içinde yer alıyor. Hollanda’da da ofisleri var. İnşaat sektöründe de ilerlemek istemelerinden dolayı. İnsay ile birlikte yürünüyor şuanda. İnsay Yapı da bundan 5 yıl önce kuruldu ve şuanda da aktif olarak ilerlemesine ve büyümesine devam ediyor.
Zamanla büyümeyi hedefleyen vizyonu olan bir firmayız. Arsa stoklarımızı gayrimenkule dönüştürmek istiyoruz. İnsay yapının üzerinde iki tane de geliştirilme sürecinde olan bölge var. Bunlardan birisi Yeni Sahra ve burada 10 bin metrekare arsada sahipleriyle kat karşılığı sözleşmeleri imzaladık . Buradaki çalışmalarımız bir yıl içerisinde başlar diye düşünüyoruz. Ayrıca Beykoz Soğuk Su’da da geliştirme işi yapıyoruz. Ayrıca Ankara’da da devam eden farklı bir ortaklıklar birlikte yürüttüğümüz bir projemiz mevcut durumda.
VADE UZADIKÇA VATANDAŞA DAHA CAZİP GELİYOR
Emlak Konut GYO öncülüğünde başlatılan ve 240 ay vade imkânını da içeren kampanya hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu adım sizce konut sektörünü nasıl etkiler?
“Biz de İnsay Yapı olarak bu kampanya yeni geçtik. Talep çok iyi şuanda. Sektörde büyük hareketlilik yaşanıyor. Emlak Konut GYO öncülüğünde başlatılan Konut Seferberliği konusu aslında göreceli bir konu. Bu gibi durumlarda yüzde yüz memnuniyet olmaz. Ama bu kampanyayla birlikte bir talep artışı oldu. 240 ay vadeye şöyle bakmak lazım; bana 500 ay ya da 1000 ay kredi versinler, ben alırım. Sonuçta uzun vade. Bu noktaya bakınca bazen 240 bazen 300 ay kimi kişiler için çok önemli olabiliyor. Gelir grubu sabit olan insanlar için uzun vadeler önemli. Bu kişiler için ödeme 300 ay da olsa daha yararlı olabilecek Faizi artacak belki ama bu kişilerin ödeyebileceği limitler içine girebiliyor. Avrupa’da da bu böyledir. 60 ay ile 120 aylık vadeleri orada pek göremezsiniz. Konuya ticari bakan ve parası nakit olan için vade arttıkça karlı olmayabilir ama uzun vadede ev alacaklar için uygun bir kampanya.”240 aylık kampanya da bir seçenektir. Bunlar sektöre zarar vermez aksine hareket getirir. İllaki 240 aylık kampanyadan konut satın almak zorunda değilsiniz. Yüz kişinin içinde 5 kişi dahi bu 240 aylık seçeneği tercih etse siz bu kişileri konut almaya teşvik etmiş oluyorsunuz.
"GAYRİMENKULDEN ZARAR EDENİ DUYMADIM"
2017 ile birlikte konut satışları sizce nasıl bir seyir izler?
Bizim ülkemiz kültür ve yaşantı olarak Avrupa’ya göre farklı. Bizde en önemli kavramlardan birisi de konut sahibi olmaktır. Avrupa’da bu böyle değil. Onların geliri ve sosyal yaşamı veya devletin sağladığı imkanlar farklı olabiliyor. Ama bizde bu şekilde değil. Türkiye konut aynı zamanda bir yatırım aracı olarak da görülebiliyor. Sabit geliriniz varken para ayırınca ilk aklımıza gelen gayrimenkul yatırımıdır. Gayrimenkulde bu güne kadar zarar edeni ben duymadım. Uzun vadede gayrimenkul yatırımcısına kazandıran bir olgudur. Zaman içinde eksilmeler, gerilemeler olsa da sektör kazandıran bir alan olmaya devam ediyor. Bu nedenle ABD’deki bir mortgage krizinin bir benzerinin Türkiye’de olabileceğini düşünmüyorum.
Eylem ERKILINÇ, Mehmet AKSEL, Adem ÖZGÜÇ- BİNBİRPROJE.COM/ ÖZEL HABER



YORUMLAR