Hızla büyüyen ve adından sıkça söz ettiren AYSE Yapı'nın Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Rıfat Sezer projemlak.com'a AYSE Yapı'nın çalışmaları ve planları üzerine açıklamalarda bulundu. Kendilerinin de Çağlayan ve Kurtuluş'ta kentsel dönüşüm alanlarında faaliyetler yürüttüğünü ifade eden Sezer, Kurtuluş'taki projede içinde şehir parkı, sağlıklı yaşam merkezi, huzurevi, kütüphane ve alışveriş caddelerinin de olduğu bir projeleri olduğunu ifade etti.
Kentsel dönüşümün sadece bina yenilemeyle sınırlı kalmaması gerektiğinin de altını çizen Sezer, Halkalı ve İkitelli'nin ise şimdilerde adeta bir konut mezarlığına döndüğünü ifade ederek yabancıya konut satışından, çevreci projelere kadar bir çok konuda açıklamalarda bulundu.
İşte Ahmet Rıfat Sezer'in projemlak.com'a yaptığı o açıklamalar...
Öncelikle sizi ve
AYSE Yapı’yı kısaca tanıyabilir miyiz?
AYSE YAPI 2014 yılında kuruldu. İki ortaktan oluşuyor. Biri bizim
aile şirketimiz olan Sezer İnşaat. Diğer ortağımız ise Ankara’dan Halil İbrahim
Aydın’ın başında bulunduğu Aydın Grup. Bizler aile olarak yaklaşık 45 yıldır
inşaat sektörünün içinde yer alıyoruz.
AYSE Yapı’nın kuruluşunun ardından Pendik Kurtköy’de bir
arsa satın aldık. Orada 250 konut 13 dükkânlık bir projeyi bitirdik ve şuan teslim
aşamasında bulunuyor. Ataşehir’de 22 katlı her katı 400 metrekarelik bir plaza
yapıyoruz. Bomonti’de ise 60 dairelik bir işimiz var. Şuan kaba inşaat
aşamasında. Ayrıca Çengelköy’de 80 dairelik bir projemiz var. Önümüzdeki ay da yine
Ataşehir’de her katı 650 metrekare olan 27 katlı bir tower yapmayı planlıyoruz.
Çağlayan’da ada toplayarak tek tek kat sahipleriyle imzalamalar yapıyoruz. Kurtuluş son durak mevkiinde de 20 dönümlük bir arazide yüzde 77 anlaşma sağladık. Bu proje 1500 konutluk bir proje. Ayrıca içinde şehir parkı, sağlıklı yaşam merkezi, huzurevi, kütüphane ve alışveriş caddelerinin de olduğu bir yapı planlıyoruz. Hem Çağlayan hem de Kurtuluş’taki bu projelerimizi 2018’de tamamlamayı planlıyoruz.
AYSE YAPI'DAN EĞİTİME DESTEK
Konut ve ticari
ünitelerin dışında başka alanlarda da faaliyet yürütmeyi düşünüyor musunuz?
Konut ve ticari ünitelerin yanı sıra eğitim sektörüne girmeyi
düşünüyoruz. Şişli’de bir özel okul projemiz var. Planlama aşamasında henüz. Anaokulundan
liseye kadar bir seviyede faaliyet yürütmeyi düşünüyoruz. Alan olarak mal
sahibiyle anlaşmaya çalışıyoruz. Bizler de eğitim sektörünün içinde olacağız
böylelikle. Şimdilik bunun dışında başka sektörlerde olmak istemiyoruz. Çok
hızlı yükselen çabuk düşer.
Tüm projelerimiz şuan İstanbul’da yer alıyor. Burada sağlam şekilde büyüdükten sonra Ege ve Akdeniz gibi farklı yerlerde de projelerimiz olabilir.
"HALKALI VE İKİTELLİ KONUT MEZARLIĞINA DÖNDÜ"
Son dönemdeki konut satışları ve tercihleri konusunda neler söylemek istersiniz?
1 milyon liranın üzerindeki dairelerde satış çok ağırlaştı.
700-800 bin lira segmentinde şuan satışlar daha iyi konumda. İnsanlar bu
devirde yatırım yapmıyor. Daha çok oturmak için ev alıyor. Beyaz yakalı,
eğitimli kesim merkezi yerlerde oturmak istiyor. Merkeze uzak alanlarda daha
ucuz fiyata ev alsanız da yol nedeniyle yine belli harcamalar yapmak zorunda
kalıyorsunuz. Levent’in arkası, Çeliktepe, Gültepe devamlı yeni projelerle
gelişiyor. Metrekare fiyatı olarak 7 bin lira dediğinizde bugün bu 2 bin dolar
ediyor. Dünyanın hangi büyük şehirde bu fiyata sıfır bir rezidans alabilirsiniz
ki? Ayrıca hem otoparkı, hem spor salonu olan güvenlikli bir yerden söz
ediyoruz.
Konut tercihlerinde ufak evler daha kullanışlı oluyor. Son
zamanlarda Göktürk, Kemerburgaz tarafı bahçeli evlerinden dolayı daha çok tercih
ediliyordu. Ama artık trafik ve merkeze uzaklık nedeniyle tercih edilmiyor. Oralara
taşınan insanlar geri dönmeye başladı. İnsanlar yeniden mahalle ortamı arıyor. Bir
hevesle insanlar gidiyor sonra geri dönüyor.
Stüdyo daireler artık başka türlü amaçlarla kullanılıyor. Özellikle
Halkalı ve İkitelli tarafı adeta konut mezarlığı gibi oldu. Ne güvenliği ne
bakımı yapılmıyor, Kimse aidat da ödemiyor. Bir getto gibi oluyor artık oralar.
Stüdyo daireler merkezi konumlarda olabilir, buna ihtiyaç var.
AYSE Yapı olarak
fiyat aralıklarınız ne durumda?
Ataşehir’deki ticari ünitelerimizde metrekare fiyatlarımız KDV dahil 10 bin lira. Bonomti’deki konut projemizde ise metrekare fiyatlarımız 8 bin lira. Ayrıca peşin ödemede yüzde 7 indirim yapıyoruz. Bir de fiyatlarımızı 36 aya kadar kendimiz sıfır faizle taksitlendiriyoruz. Bunlardan başka kapora alıp teslimde ödeme imkanı da sunuyoruz.
KURTULUŞ'TA DEV KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ
Kentsel dönüşüm
alanlarında çalışmalarınız var mı? Ayrıca Türkiye’deki kentsel dönüşüm
faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
AYSE Yapı olarak Çağlayan ve Kurtuluş’taki kentsel dönüşüm
projelerinde yer alıyoruz. Ancak Fikirtepe’deki kentsel dönüşüm projesine
değinecek olursak, buradaki çalışmanın devlet eliyle yapılması lazımdı. Bir
yatırımcı olarak gidip Fikirtepe’de ilk başlayan ve şuan teslim aşamasına gelen
projelerden birinden ev alsaydık şimdi orayı ne kiraya verebilirsiniz ne de oturabilirsiniz.
Toz toprak içinde her taraf. Devlet burada biraz daha elini taşın altına koyup
bir şeyler yapmalıydı. Basına da çok olumsuz yansıdı.
Kentsel dönüşümde bence sadece binaları yeniliyorlar,
altyapı için yapılan bir şey yok. Kanalizasyon, temiz su, bunlar Fikirtepe de
hepsi duruyor. Binalar bittikten sonra bunlar yollar kazılarak yapılmaya
başlanacak. Fikirtepe’deki projelerde yollar genişliyor. Bittiğinde iyi olacak
orası ama çıkışlar kötü bu defa da. Beş şerit sonradan 3 şeritte birleşiyor. Bu
sonra yine trafik yoğunluğuna neden olacak diye düşünüyorum.
Kanunlarda belirli açıklıklar var. Kentsel dönüşüme örnek olarak dünya çapında yapılan olumlu bir proje Brezilya’nın Rio şehrinde yapıldı. Rio’da devlet eliyle bir kanun çıkarılarak mal sahibine fazla opsiyon vermeden bir proje yürütülmüş durumda. Örneğin İstanbul’da mal sahipleri şuan yüzde 50-55 oranında paylar istiyor.
"BELEDİYELER DAHA HIZLI OLMALI"
İnşaat sektöründe
karşılaştığınız sorunlar neler?
Belediyelerin ruhsat sürecinde biraz daha hızlı olmasını istiyoruz.
Ayrıca kentsel dönüşün sürecinde riskli yapıların tahliyesi konusunda
kurumların hızlı hareket etmesi yine isteklerimiz arasında yer alıyor. Kurumlar
oy kaygısı nedeniyle bazen yeterli refleksleri göstermeye biliyor. Bizlerin vatandaşla
anlaşmamız isteniyor.
AYSE Yapı olarak
ürettiğiniz binalarda çevre duyarlılığı konusunda ne gibi çalışmalarınız var?
Çevre duyarlılığı konusunda şantiyelerde bir takımımız var. Özellikle
Ataşehir’deki projemiz için LEED Sertifikası almak istiyoruz. Bu sertifikanın çeşitli
segmentleri var. Bu sertifikaya sahip olan binalarda binanın enerji
verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yapılıyor. Örneğin bu tarz binalarda
atık suyunda elektrik enerjisi üretiliyor. Avrupa’da artık bütün binalarda bu
aranan bir sertifika oldu. Özellikle uluslararası şirketler satın alma ve kiralamalarda
bu tür kıstaslara bakıyor. Bu bir yasal zorunluluk değil. Bizim bir tercihimiz.
Ancak bu da yatırımcı tarafından bizim tercih sebebi olmamıza neden oluyor.
İnşaata maliyeti ise bizim için yüzde 2 civarlarında. Yabancı şirketler bu
sertifika ile inşa edilen binaları tercih edince bu yabancı şirketlerin olduğu
binaya yerli iyi firmalarda gelmeye başlıyor.
Yabancıya konut
satışı yapıyor musunuz? Yabancıya yapılan satışlar konusunda ne düşünüyorsunuz?
Araplara daha çok satış oluyor. Ancak bizim satışımız
Türklere oluyor. Yabancıya şimdiye kadar hiç konut satmadık. Belki Bomonti’de
bir satışımız olacak 4 adet. Arap müşteriyle bu konuda görüşme halindeyiz.
Yabancıların piyasa olması her zaman avantajdır. Sonuçta yatırımı
sabit kalıyor. Bu döviz değil, bozdurup götürsün. Mesela Londra’da neredeyse her
milletten insan var. İstanbul'un da bu şekilde daha kozmopolit bir yapıya
kavuşması lazım. Ancak bombalamalardan sonra Avrupalıları maalesef kaçırdık. Galata
bölgesinde kiralar yarı yarıya düştü. Eskiden kalabalıktan yürünmezken şuan
bomboş. Beyoğlu’nda 4 bin 500 lira kira getiren yeri 2 bin 500 liraya kiralayamıyoruz.
Örneğin 20 bin liradan kiracı çıkan bir dükkan 12 bin liraya bir senedir kiralanmıyor.
Ürettiğiniz binalarda
ne tür malzemeler kullanıyorsunuz?
AYSE Yapı olarak merkezi yerlerde iş yaptığımız için A
sınıfı malzeme kullanmaya özen gösteriyoruz. Zaten artık alıcı da bizim kadar
malzemeden anlıyor ve kullanılan malzemelere dikkat ediyor. Teknik şartnameler
de önemli tabi bu konuda.
Yeni yapılan
binaların depreme dayanıklılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
19999 yılından sonra depreme uygun bina yapımı zorunluluk haline geldi. Yapı denetim firmaları tarafından betonun mukavemeti ölçülüyor. Demiri de betonu da kontrol ediyorlar. Aksi durumlarda cezai yaptırımlar uygulanıyor. Demirden betondan çalmalar eskidendi, artık kalmadı. Yapılan açıklamalara göre İstanbul’da yaşanması muhtemel 8 ya da 9 şiddetindeki bir depremde yeni binaların çok sıkıntı yaşamayacağı ifade ediliyor. 1999’dan sonra yapılan binaların yüzde 95’i sağlamdır. Bu tarihten önce yapılan binaların ise hepsi kanunda riskli yapı sınıfına giriyor.
Sümeyra KIRCA - Adem ÖZGÜÇ- projemlak.com



YORUMLAR