Külliye'de 8 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla başlayan şuranın ana teması "Şehircilikte Yeni Vizyon" olarak belirlendi. 3 ay sürecek olan şura, 4 ana komisyonda çalışmalarını yürütecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen Şehircilik Şurası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 27 Ocak 2017 Cuma günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde başladı. Türkiye’nin insan odaklı yeni şehirleşme vizyonunu, gelişen koşullar çerçevesinde katılımcı bir şekilde belirlenebilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Şehircilik Şurası düzenleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açılışı yapılan şura, dört ana komisyonda çalışmalarını yürütecek.
Komisyonların gündem konuları ise şöyle; Şehirlerimizde Kimlik, Planlama ve Tasarım, Kentsel Dönüşüm, Şehirleşme, Göç ve Uyum, Şehirleşmenin Yeni Vizyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü.
Şehircilik Şûrası 8 yıl aradan sonra ilk kez Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde Şehircilik Şurası'nda yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım toplantıda önemli açıklamalarda bulundu.
"ARTIK ZAMANI GELMİŞTİR"
Şehircilik Şûrası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık ülkemizde tarihimizi, kültürümüze ve bölgelerimizin karekteristik özelliklerine göre binalar yapmanın zamanı gelmiştir, geçiyor. Karadeniz'in o güzel yaylalarında, Ege'nin, Akdeniz'in kıyılarında gördüğüm o görüntüler için hep birlikte harekete geçmeliyiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:
Yaklaşık 3 ay boyunca 4 komisyonla çalışmalarını sürdürecek şuraya katkıda bulunanlara teşekkürlerimi sunuyorum. Toplumdan uzak tek başına yaşamak insan fıtratına aykırıdır. Şehirler bu fıtri ihtiyaçtan doğmuştur. Şehirde yaşamaya karar vermek bir hayat tercihi biçimidir. Bunun için şehir ile insan arasındaki ilişkiyi kurmak çok önemlidir. Bu ilişki insan odaklı olmalıdır.Bizim için şehir hem vatandır, hem de Rabbimize yönelişimizin tezahürüdür. 2. Dünya Savaşı sonrası dönemde yaşadığımız şehircilik facia sebeplerini çok iyi tespit etmeliyiz. Bizler her alanda olduğu gibi şehircilik konusunda da tarihimizden ibret alarak, hataların tekerrürünü önleme mecburiyetindeyiz. 14 yılda önemli adımlar attık. Türkiye tarihinin en kapsamlı, sosyal yönü en güçlü şehirleşme hamlesini bu dönemde gerçekleştirdik.
BİZİM İDEALİMİZ MODELİMİZ OLAMAZ
Dünyanın dört bir tarafında tüm önemli şehirleri ziyaret etme fırsatı buldum. Şehirleşme konusunda yaşadığımız sıkıntılar bize mahsus değildir. Dünyada 10 milyonun üzerinde 34 şehir var ve yenileri de hızla gelmektedir. Nüfusun kır ve kent dağılımı da hızla bozulmaktadır. Dünyayı bir kenara bırakıyorum. Ülkemize baktığımızda nüfusumuzun sadece yüzde 25'i şehirlerde yaşarken, bugün yüzde 90'ı aşmıştır. İnsanlar şehirlerde yaşamayı tercih etmektedir. Bizim şehirlerimiz var olan çeşitliliği, farklılığı bir arada yaşatabilme özelliğine sahiptir. Binaların, meydanların bir kimliği, şahsiyeti vardır. Özellikle batı ülkelerinde tek tipçi bir mimari anlayış hakimdir. Düzenli karakteri olmayan şehirleşme bizim idealimiz, modelimiz olamaz. 1940'lardan itibaren çarpık yapılaşmanın yanında aynı kişiliksiz projenin apartmanlar, siteler ortaya çıkmıştır. Ben dikey mimariden yana değilim, ben yatay mimariden yanayım. İnsan toprağa yakın yaşamalıdır.
TÜRKİYE'Yİ 3 TÜRKİYE YAPTIK
Şehircilik Şurası'nda konuşan Başbakan Binali Yıldırım ''Türkiye'de 15 yılda bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Mazlumlara mağdurlara kucak açan ev sahipliği yapan bir ülke oldu Türkiye'' dedi. Yıldırım, yapılarda dikey mimari yerine daha sosyal olan yatay mimarinin tercih edileceğini de belirtti. Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle:''Türkiye'de 15 yılda bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Mazlumlara mağdurlara kucak açan ev sahipliği yapan bir ülke oldu Türkiye. Geçen 15 yılda dev yatırımları birer birer hayata geçirdik. Büyük projelerin biri bitmeden ötekine başlıyoruz. Çanakkale 1915 Köprüsü son olarak vatandaşlarımıza yeni bir hizmet olarak geliyor. Çanakkale Köprüsü ve otoyolları ile birlikte ihalesini dün gerçekleştirdik. 10.5 milyar dolarlık bir projeden bahsediyoruz. Dünyada kriz derinleşirken Türkiye art arda büyük projelere ya başlıyor ya da hizmete alıyor.
35 BİN KONUT YAPIMINA BAŞLANDI
Şehirlerimiz büyüyüp geliştikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Dünyada artık sadece ülkeler değil şehirler de yarışıyor. Çevre ve şehirler bizlere ecdadımızdan bir emanettir. Şehirlerimizi afet ve deprem riskinden kurtaracak daha güvenli şekilde yeniden imar edeceğiz. Alçak bölücü terör örgütünün çukur siyasetiyle yakıp yıktığı Güneydoğu'daki yerleşim yerlerimizde 35 bin konutun yapımına başladık, hızla yapımı devam ediyor. Bir yıl içerisinde, eskisinden kat kat daha güzel, bütün ihtiyaçları düşünülmüş bu konutları yapıp Güneydoğu'da vatandaşlarımızın hizmetine vereceğiz. Sur'u (Diyarbakır) eskisinden çok daha güzel bir şekilde aslına uygun olarak bir cazibe merkezi haline getiriyoruz.
SUR CAZİBE MERKEZİ OLACAK
Şehir insan içindir. Gençler büyükler yaşlılar engelliler için de şehrin yapısı dokusu çok ama çok önemlidir. Onun için şehirlerimiz sadece beton yığınlarından oluşmayacak ayrıca sosyal ihtiyaçların rahatça karşılanacağı mekanlara sahip olacaktır. Dikey mimari yerine daha sosyal olan yatay mimariyi daha çok tercih edeceğiz teşvik edeceğiz. 3 milyar ağacı toprakla buluşturduk. Yeşillik konusunda çok büyük emeklerimiz oldu. Kentsel dönüşüm mecburi dönüşüm değil gönüllü bir dönüşüme tabi tutulacak. Vatandaşlara daha iyisini göstereceğiz. Yeşil alanıyla parklarıyla alışveriş merkezleriyle yaşam alanına dönüşmüş yeni güzel mahalleri ve güzel şehirleri yapmak için bu şuralarda ortaya konacak fikirleri de değerlendirmiş olacağız. Sur Diyarbakır'ın cazibe merkezidir."


YORUMLAR