5 ''S''


İnsanoğlu ilk (S)eksi yaşayıp üremeye başladıktan sonra, barınma, korunma ve giyinme telaşına düştü.

Tekerleği icat ederek (S)anayinin, ilk temellerinin atıldığı, ilk çağlardan itibaren konut edinme derdine düşen ademoğlu en sağlam binalarını ise mağaralarda kurmuştu.

Keçi kılından yaptıkları yün toplarla oynadıkları yakar topla (S)por yapmayı da ihmal etmediler.

Dertlerini anlatmak için mağara duvarlarına çizdikleri kısa mesajlarla (S)anatın ilk tohumlarını attıkları dönemde ise avlanmaya gittiklerinde eşlerini idare etmek için (S)iyaseti keşfettiler.

Ömrü hayatlarında yaşayacakları en fazla 5500-6000 defa orgazm zevki için hayat mücadelesine giren biz fanilerin, ortalama 65 yıllık ömürlerinde bu 5 ‘’S’’ hep yer aldı.

Dönem dönem içeriği ve anlamı değişse de amacı değişmeyen bu 5 ‘’S’’ uğruna, ülkeleri yakıp yıkıp, ana-babaları terk edip, kardeşlerini katlettiler.

Mağara hayatından sıkılıp göçebe hayatına geçiş yaptıklarında kıl çadırlarının depreme dayanıklı olup olmadıklarını umursamak yerine sadece, sulak alanlarda geçim derdine düşüp huzuru aradılar.

Yerleşik düzenin her zaman başlarına sorun açtığını gözlemleyen er kişiler ise, iş seyahatlerini bahane ederek, sanayi devrimini gerçekleştirmek üzere tekrar göçebe hayatına revan oldular.

Hatun kişiler hesap sorma, beyefendiler ise bu tarihten sonra hesap verme makamını hiç terk etmediler.

Hesap soranın mı karlı hesap verenin mi zararlı olduğu muhasebesi asırlardır görülür durur.

Üreme işini standarda bağladıktan sonra, iş bulma korkusunu sanayi ile yenmesini becerdik ama aklımızı uçkurumuzdan koparamadık.

Uçkur kavgasının bittiği dönemde ise zenginleşip boş vakitler oluşturarak sanatsal faaliyetlerle huzur bulup sporla stres attık.

Kısacası insanoğlu var olup yaşadığı her dönemde tüm gayesini 5 ‘’S’’ üzerine kurdu ve de kuracak.