Gayrimenkulde fiyatı hayal gücü değil piyasa belirlemeli


Kapalı bir-iki ülke dışında tüm dünya ekonomilerinde fiyatı piyasa belirler. Bu sadece klasik iktisatçıların söylemi değil uygarlık tarihi kadar eski ekonomi kuralıdır. Bir ürün veya hizmet, sahibinin arzuladığı şekilde fiyatlandırılarak satışa sunulabilir ancak son sözü piyasa söyler. Finans piyasaları da dahil olmak üzere dolaşımdaki tüm ürün ve hizmetlerin gerçekte kabul edilebilir fiyatı vardır ve bunu ne kadar manipüle ederseniz edin zaman alır ama sonunda fiyat gerçek zeminini bulur. Fiyatlar üzerindeki her türlü manipülatif savrulma süresiz değildir. Piyasa, gerekçesi olmayan her türlü fiyat savrulmasını hizaya sokar.

Bu temel iktisat bilgisini hatırlatmamın nedeni son günlerdeki konutta özellikle de ikinci el konut fiyatlarında yaşanan yukarı yönlü rallidir. Üstelik geçmiştekilerden farklı olarak bu fiyat dalgalanması sadece metropoller ile sınırlı değil. Anadolu’daki tüm kentlerde bahar ayları ile başlayan konut fiyatlarındaki artış kabul edilebilir seviyelerin üstüne çıkarak köpük oluşturdu. Üstelik konut talebi bu fiyat köpüğünü tolere edecek nicelikte değil. Konut satışlarında son iki-üç ayda yeni hareketlenmeden söz edebiliriz ancak arzın, talebin üzerinde olduğunu unutmamak gerekiyor.

Gerekçesiz fiyat artışı sahibini vurur!

Mevsimsel etkilere de açık olarak özellikle konut fiyatlarında bir artışı bir diğer artış takip ediyor. Örneğin piyasa profilinin düşük olduğu kış sezonunda 350 bin TL’ye satılamayan konuta, ilk hareketlilikte zam yapılarak fiyat 450 bin TL olarak güncelleniyor. Doğal olarak insan merak ediyor ve 350 bin TL’ye aylarca satamadığın konutu 450 bin TL’ye satacağına seni inandıran şey nedir diye sormak gerekiyor. Enflasyon baskısı desen rakamlar ortada, mevsimsel etki desen yine bir mantık çerçevesi olmalı. Yani % 30’lara varan bir artışı destekleyecek hiçbir somut veri yok elinde. Konutu birkaç ay önceye göre % 30 yukarı fiyatlayarak satmayı gerektiren tek şey satıcının hayal gücü! Hiç olmuyor mu? elbette oluyor, örneğin 100 bin TL’lik bir konutun denk gelip 150-200 bin TL’ye satıldığı. Ancak bu istisnalardan koca sektörü etkileyecek kalıcı fiyat politikası çıkmaz.

Bazı sektörlerde olduğu gibi gayrimenkuldeki fiyat spekülasyonu frenleyecek bir üst kurul yok ve aslında olmamalı da. Üstelik konu Rekabet Kurulu’nun görev alanı dışında. Zaten oldum olası tepeden yönlendirilen hiçbir şeye sıcak bakmam. Ancak burada meslek örgütleri devreye girmeli ve sektörün imajına ciddi zarar veren spekülatif hareketleri en azından kısıtlayabilmeli. Spekülatörlere, gayrimenkul sektörünün herkesin kafasına göre at koşturduğu bir alan olmadığı gösterilmeli. Enflasyon bağlamından kopuk, piyasa koşullarının dışında öyle oturduğun yerde çift haneli fiyat artışı yapılamamalı. Gayrimenkuldeki bu gerekçesiz fiyat tırmanışı bir yerlerde durmalı. Piyasa sopası devreye elbette girecek ancak geçmişte olduğu gibi tüm sektör yara alacak. Kaldı ki sektörde kaybedenler listesinde spekülatörlerin de yer alacağı unutulmamalı.